27 Mart Dünya Tiyatro Günü

Dünya Tiyatro Günü için İstanbul’dan ve Geçmişten bir Mektup

“Vebada olduğu gibi tiyatroda da bir tür garip güneş, zor ve hatta imkansızın aniden normal elementimiz haline geldiği anormal bir ışık vardır.” (Antonin Artaud, Tiyatro ve İkili)

Neredeyse bir yüzyıl önce, 20. yüzyıl tiyatrosunun büyük kurucularından biri olan Antonin Artaud, veba ile tiyatro arasında bir analoji kurduğu kitabıyla bize ilham verdi. Şimdi tam bir yüzyıl sonra hayatımızı; sınırların, etnik kökenlerin, sınıf farklılıklarının, kültürlerin ve toplumların ötesinde etkileyen ve bize hükmeden bir hastalık dalgasıyla karşı karşıyayız. Virüs bizlerle olan iletişiminde, aynı gökyüzünün altında, aynı bedenin içinde hepimizin aynı olduğu bilgisini veriyor.

Şimdi bu özel günde, toplumdaki tiyatronun işlevini belki de yeniden düşünmek zorunda kalıyoruz. Hikayelerimizle hayatı kutlamanın, yeteneklerimizle hayatı ortaya çıkarmanın yeni yollarını bulmalıyız. Kim bilir belki de hayatımızın bu en zor zamanları, hayal etmeye alıştığımız ulusların, sınıfların, ırkların, pratiklerin ve farklılıkların ötesinde yepyeni bir yaşam ve tiyatro dönemine yol açacaktır çünkü virüs tüm farklılıklarımızın üzerinde uçabilen bir kuş gibidir. Onu dinlemeli ve ondan öğrenmeliyiz.

Zorluk ve umutsuzlukla boğuşan tüm insanlara şifa ve bu zamanların üzerinde yükselme ve öğrenme cesareti diliyorum.

Dünya Tiyatrolar Günümüz kutlu olsun.

Yeşim Özsoy
Yazar, yönetmen ve sanatçı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir